Asıl adı Muhammed olan Şeyhülislam Ebussu’ud Efendi miladi 1490 yılında dünyaya gelmiştir. Bazı kaynaklar, doğum yerini farklı ve karmaşık göstermelerine rağmen çoğu kaynaklar, Ebussu’ud Efendi’nin İskilip’te doğduğunu zikretmektedir. Yine onun, kaynaklarda İstanbul civarındaki Metris köyünde doğduğu kaydedilmiş ise de, kendi vakfiyesinde İskilip’te doğduğu yazılıdır.

Ebussu’ud Efendi’nin anne ve babası amca çocuklarıdır. Baba cihetinden dedesi Mustafa İmâdi, özellikle tasavvufta yetişip ilerlemiştir. Anne cihetinden dedesi Ali Kuşcu’da Astronomi alanında ün yapmış bir zattır. Ünlü astronomi uzmanı Ali Kuşçu, Eyüp Sultan Türbesi haziresi’nde medfundur.

Ali Kuşcu, kızını kardeşi Mustafa İmâdi’nin oğlu Yavsi Muhyiddin Mehmed’e nikâhlamış ve bu evlilikten Ebussu’ud Efendi dünyaya gelmiştir.

Devrinin en nüfuzlu adamlarından biri olmasına rağmen siyasete. karışmayan Ebussu’ud Efendi’ye Kanunî, büyük bir hürmet ve itimad beslemiş, mühim meselelerde onun görüşüne başvurmuştur. Padişahın, Zigetvar yolunda yazdığı “ hâlde haldeşim, sinde sindaşım, ahiret karındaşım, tarîk-i hakta yoldaşım.” diye başlayan mektup, aralarındaki dostluğun derecesini gösterir. Süleymaniye

Camisi ve müştemilatının inşasına 7 cemaziyelevvel 957 (24 Mayıs 1550) senesi Perşembe günü başlanmış, merasime bizzat Kanunî Sultan Süleyman’da gelmiş ve mihrabın temel taşını Ebussu’ud Efendi’ye koydurtmuştur. Kanunî’nin bu tutumu ona ne kadar büyük bir değer verdiğinin işaretidir.

Ebussu’ud Efendi’nin, hayatının akışına baktığımızda bir ilim adamı olarak çizgisinden ödün vermeden doğru bildiklerini söylemeye devam etmiş, maddi menfaat hesabı gütmemiştir. Bu bağlamda Kanunî’de olduğu gibi, İkinci Selim tarafından da büyük saygı gören Ebussu’ud Efendi, bu padişahın zamanı ile III. Murad ve III. Mehmed devirlerinin başlıca ilim adamlarının hocası durumundadır.

Ebussu’ud Efendi, miladi 1574 senesinde İstanbul’da vefat etmiştir. Cenaze namazı, Fatih Camiinde devrin âlimleri, vezirler, divan erkânı ve halk olmak üzere büyük bir kalabalıkla Kadıasker Muhşi Sinan Efendi tarafından kıldırıldı. Vefatına Sultan İkinci Selim Han çok üzülmüştü. Kabri, Eyüp Cami karşısında, kendisinin yaptırdığı mektebin haziresinde yer almaktadır.

Vefatı İslam âlemi’nde çok büyük bir üzüntüyle karşılanmıştır. Şahsiyeti o kadar tanınmıştı ki ölümünde Mekke ve Medine müslümanları da gıyabında cenaze namazı kılmışlardır. Ebussu’ud Efendi için birçok mersiye yazılmış, ölümüne tarihler düşürülmüştür.

Ebussu’ud Efendi’nin genel olarak tefsir, hukuk, dil ve edebiyat alanında eserler vermiştir.

Eserlerinin bazıları:

İrşâdü’l-Akli’s-Selim ilâ Mezâya’l-Kur’ani’l-Kerîm: Kur’an-ı Kerim’in Tam bir tefsiri

Tefsîru Sûreti’l- Mü’minîn

Risale fî bahsi îmani’l-Fir’avn:

Fetâvâ-yı Ebussu’ud Efendi: Şeyhülislam Ebussu’ud Efendi’nin fetvalarını toplayan mecmuaların hepsi yazmadır78. İstanbul Kütüphanelerinde Ebussu’ud Efendi’ye nisbet edilen fetvaların derlenmesiyle meydana gelmiş birçok fetva mecmuası vardır. Bu fetvalar bir çok araştırmaya, teze konu olmuş ve yayınlamıştır.

Ma’rûzât: Çeşitli meselelere dair, Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile tanzim edilmiş olan ve fetva şeklindeki hükümleri ihtiva eden bir risaledir.

Arâzi-yi Harâciyye ve Öşriye Hakkında Kanun ve Fetvâlar: Kanunnâme, Kanûnü’l-Muâmelât adlarıyla da kaydedilen bu eser, Ebussu’ud Efendi’nin Osmanlı mîri arazi hukukunun temelini teşkil eden on kadar uzun fetvası veya bu fetvaların mukaddimesini teşkil ettiği Kanûn-ı Cedîd nüshalarıdır. Tamamı Ahmet Akgündüz tarafından Osmanlı Kanunnameleri adıyla neşredildi.

Risale Fi Vakfi’l – Menkul Ve’n – Nukûd, Mevkıfü’l-ukûl Fi Vakfi’l- Menkû veya Risale Fi Cevazî Vakfi’n-Nukûd: Ebussu’ud Efendi bu risalesinde taşınır malların ve paranın vakfedilebileceğinin caiz olduğunu ele almıştır.

Bida’atü’l-Kâdî Li-İhtiyâcihi Fi’l-Mûstakbel Ve’l-Mazi: Osmanlı kadılarının uyması gereken usul ve erkânı anlatan önemli bir risaledir.

Fetavâ kâtiplerine Tenbih: Fetva yazanların uyması gereken usul ve erkânı anlatan önemli bir risaledir.

el- Fetva’l Müteallika bi- Beyâni’l – Vakti’l-Mutebere li’l- Hasâd ve İstihkâki’l- Galât: Osmanlı hukukunda araziden alınan ürünlerin hasat vakitleriyle vergi tahsil zamanlarını anlatan ve daha sonra kanunnâmelerin temel kaynağı haline gelen bir fetvanın hem Arapçası hem de Türkçesi mevcuttur.

Risale fi vakfi’l-arazi ve ba’zı ahkâmi’l vakf: Osmanlı arazi hukukunu, arazinin nasıl vakfedileceğini konu edinen bir risaledir. Bazı kütüphane kayıtlarına Risale fî taksîmi’l-arâzî olarak ta geçmiştir.

Risale Fi tescîli’l- evkaf: Özellikle nakit para vakıflarının tesciliyle vakfının tamamlandığını anlatmak için kaleme alınmıştır.

Öşür Hakkında: Osmanlı vergi hukukunun şer’i esaslarını açıklayan bir risaledir. Ahmed Akgündüz tarafından yayınlanmıştır.

Galatât-ı Ebussu’ûd (Galatat-ı Avam) : Yanlış kullanılan bazı kelimelerin tashihine ait Türkçe yazılmış küçük bir risaledir.

el Kasîdü’l- Arabiyye: Ebussu’ud Efendi’nin çeşitli Arapça Kasidelerini toplayan bir mecmuadır.

Kaside Fi risâi’s- Sultan Süleyman: Kanuni’ye yazdığı Türkçe mersiyedir.

Münşeat-ı Ebussu’ûd: Ebussu’ud Efendi’nin resmî nesir yazılarıdır.